• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Son karakolun bekçileri, ruh mimarları..

Şubat 25, 2017
in YAZARLAR
2
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Rüküş hayat!

Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Her devir ve dönemde Allah‘ın gönderdiği perygamberlerin en büyük derdi, kavimlerine Allah‘ı anlatmak ve tanıtmak, mükellef oldukları dini tebliğ etmek, insanların imanlarını kurtarıp onları, dünya ve ahiret mutluluğuna  kavuşturmak olmuştur. 
Efendimiz (sav) de gece gündüz bütün ömrünü insanlığın hidayete ermesini sağlamak için çırpınmıştır. İnsanlığın iftihar Tablosu Hz. Muhammed (sav) başta olmak üzere hiç bir Peygamber yoktur ki, halkını hidayete davet ettiğinde, şeytan bütün gücüyle karşılarına çıkarak, inanmak isteyenlerin ümidini kırıp vesvese vererek, onları Allah’tan Peygamberden uzaklaştırmaya çalışmış olmasın.
Kavmini Allah’a davette ısrarlı olan Hz.Adem’den (as) Hz. İbrahim (a.s.)’a, O’ndan Efendimiz (sav)’e kadar bütün peygamberler ve Nebiler;  her türlü zahmet, sıkıntı ve tuzaklara, şeytan ve avanelerinin bütün gücüyle saldırmalarına rağmen, davalarını kavimlerine duyurabilmek için gayret göstermişler ve vazifelerini ihmal etmemişlerdir.
        
İnsanlığın iftihar tablosu Hz. Muhammed (s.a.v), Hz.İsa’dan (as) sonraki fetret karanlığının boğucu atmosferi içinde, ağır ve mesuliyetli bir yükün altına davet edilmiş, tevhid nurunu bütün insanlığa duyurma, İslam’ı temsil ve tebliğ etme sorumluğu ile tavzif edilmiştir.
          
Cenab-ı Hak, Ankebut suresi 18.ayette  Efendimize (sav), “Şayet siz beni yalancı sayarsanız, sizden önceki bir takım ümmetler de Resul’lerini yalancı saymıştı. Elçinin görevi imana zorlamak değil, sadece açıkça tebliğ etmektir” demesini emretmektedir. 
        
Ahzab suresi 45 ve 46.ayetlerde, “Ey şanlı Peygamber! Biz seni insanlar hakkında şahit, müjdeci, uyarıcı, Allah’ın izniyle O’nun yoluna dâvet eden bir peygamber ve aydınlatan bir lamba olarak gönderdik”, 
          
Sebe suresi 28.ayette ise, “Ey Resûlüm, Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdecisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik, lâkin insanların ekserisi bunu bilmezler.” buyurmaktadır.
        
Efendimiz (sav) bu vazife ve sorumluğunu yerine getirirken; her geçen gün gelişen, büyüyen, kuvvetlenen davası karşısında, müşrikler ve hasımları rahatsız olmaya başlamışlar, hatta bu rahatsızlıklar saldırıya ve işkenceye dönüşmüş ve bunun neticesinde Taif, Habeşistan ve nihayet Medine hicreti gerçekleşmiştir. 
       
Medine-i Münevvere’de Ensar ve Muhacirler arasında, Kur’an’ın ‘İ’sar hasleti’ olarak anlattığı ‘kardeşini kendine tercih etme’ şuurunun gerçekleşmesi, bu vak’anın tarihe altın harflerle yazılmasına ve kıyamete kadar böylesine güzel bir kardeşliğin devam etmesine örnek olmaları açısından takdire şayandır.
        
Bu faziletli duygu ve düşüncenin devam etmesi, ancak İslami şuurun gönüllere yerleşmesi sayesinde mümkün olacağından, Allah Rasulu (s.a.v) ve yıldızlar kadar değerli ve kıymetli Sahabe Efendilerimiz (r.anhüm), bir ömür boyu bu ruhu insanlığa anlatma ve şuurlandırma yolunda kimsenin ulaşamayacağı gayret, azim ve fedakarlıklarda bulunmuşlardır. 
          
Allah’ın (cc) ehl-i imana karşı şeytana vesvesede bulunma fırsatı vermesi; kalblerinde bir hastalık, bir şüphe olanlar ve kalpleri katılaşanlar hakkında bir imtihan vesilesi yapmak içindir.
           
Din bir imtihandır. Mü’min iman, akıl ve iradesiyle şeytandan gelen tayflara itibar etmeden, batılı terk edip Hakk’a sarılmalıdır. Allah’ın inayetine güvenip ye’se düşmeden, Kur’an ve Resulullah’ın emirlerine  gönülden inanarak, engellere takılmadan vazifesini ifa etmeye çalışmalıdır.
          
Zira yeryüzünde inanan mü’minler insanlık adına Hakk’ın şahidi ve Resulullah (sav) da ümmetinin  şahididir. Allah Resulü (sav), Allah’a olan imanı ve güveni, takvası, adaletle muamalesi, mükemmel ahlakı, yaşayan bir Kur’an olması itibariyle Allah’ı temsil eden Kur’an’ın tecessüm etmiş bir şeklidir.
O’nu gören Hakkı görmüş gibi olur. Nitekim bir yahudi alimi olan Abdullah ibn-i Selam (ra), Efendimiz’in (sav) yüzünü görür görmez, ‘Vallahi bu simada yalan yok!’ deyip iman etmişti. Müşriklerden ve diğer nice kabilelerden dünya kadar insan, Allah Resulü’nün ahlakı, doğruluğu, emniyet ve güven insanı olması karşısında aynı şekilde imanla şereflenmiş, Allah ve Resulüne teslim olmuşlardı.
        
Kainatın yaratılış vesilesi Efendiler Efendisi Hz. Muhammed’in (sav), ölmüş cesetlerimize yeniden ruh olması ile, küfre ait engellerin yavaş yavaş kalkmaya başladığı, insanlığın kararmış ufkunun aydınlandığı, tevhid nurunun dalga dalga gönüllerde makes bulduğu günümüzde; şeytan ve avanelerinin bütün hıncı, kini ve nefreti artmakta ve ehl-i imana tuzak kurmaya devam etmektedirler.
       
Asırlar sonra yüce ve kudsi davayı bayraklaştırma, imanı ve Kur’an-ı Kerim’i muhtaç gönüllere taşıma adına, veraset-i Nebi şerefine ermiş son karakolun bekçileri, ruh mimarları; bedeni arzularını aşıp, şeytanın tuzaklarını geçip, Allah’a rızasına erme ve vicdani huzura kavuşmanın mutluluğu içinde vazifelerini yapmaya çalışmaktadırlar.
         
Bu gönül erleri, kalben ve ruhen iman ve Kur’an’dan uzaklaşanların, küfür ve dalalet çıkmazı içinde kıvrananların ve hakikate gözleri kapalı, bedeni arzularının esiri, gaflet içinde gençliğini ve ömrünü zayi eden insanlığın imdadına yetişme gayreti içindedirler. 
        
Bu şuur, bu ruhu yakalayan hak erleri, inandıkları ve huzur buldukları bu iklime bütün insanlığı davet etme adına; sevdiklerinden, yurt ve yuvalarından iradeleri dışı uzaklaştırılmış veya ellerinden her türlü imkanları alınarak, zor durumda bırakılmalarına rağmen, dünyanın dört bucağına giderek, ‘İlay-i Kelimetullah’ı’ muhtaç gönüllere duyurma adına, yılmadan, vefa ve sadakatle hizmetlerine  devam etmektedirler.
        
Bugün bütün insanlık, semavi ses ve soluktan mahrum kalma neticesinde, sıkıcı, üzücü, çile ve ızdırap dolu bir hayat  sürdürmenin yanında; rahatını, huzurunu, haram ve günahlarda, içki ve kumarlarda aramakta, dolayısıyla zillet ve sefalet içinde kıvranmaktadırlar. 
        
Gönüller iman ve Kur’an nuru ile tamir edilmeden, ahlak-ı aliye ile tezyin edilmeden, haramdan helale, günahtan sevaba, şeytan tuzaklarından Allah’a hicret etmeden, saadet bulmak ve huzur elde etmek mümkün değildir. 
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Kuytul: AKP çocukların cemaatlere gitmesini engelliyor, peki pavyona mı gitsin? Allah sizin belanızı verecek

SONRAKİ HABER

Uşak’ta eşi benzeri görülmemiş zulümler! 4 farklı aile, 4 farklı dram…

BENZER HABERLER

Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Rüküş hayat!

Temmuz 13, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Diyanet’in iki hutbesi ama tek gerçeği

Temmuz 13, 2026
Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!
Manşet

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Temmuz 12, 2026
Oval Ofis’in mesajı: Atlantik’ten Ortadoğu’ya, demokrasiden otokrasiye
Manşet

NATO zirvesindeki en büyük skandal

Temmuz 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Nefretin mucitleri Avustralya seferinde!

Temmuz 9, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

İlk defa duydum ve çok şaşırdım

Temmuz 8, 2026
  • All
  • Manşet
Messi yıldızlaştı, Dünya Kupası’nda finalin adı belli oldu: İspanya – Arjantin
Manşet

Messi yıldızlaştı, Dünya Kupası’nda finalin adı belli oldu: İspanya – Arjantin

by adminzaman
Temmuz 16, 2026
0

2026 Dünya Kupası yarı final maçında İngiltere ile Arjantin karşı karşıya geldi. İngiltere'nin öne geçtiği mücadeleyi bırakmayan Arjantin, Lionel Messi'nin...

Gergerlioğlu’ndan 15 Temmuz çıkışı: Kritik sorular neden yanıtsız kaldı?

Temmuz 16, 2026
KHK’lı hasta tutuklu Mehmet Parlak’ın eşi isyan etti: “Eşimi bize tabutta mı verecekler”

KHK’lı hasta tutuklu Mehmet Parlak’ın eşi isyan etti: “Eşimi bize tabutta mı verecekler”

Temmuz 15, 2026
AKP’li Şamil Tayyar’dan 15 Temmuz itirafı: Aradan geçen 5 yılda toplumsal destek ilk günkü gibi değil

AfSV’den 10. yılda kapsamlı rapor: “15 Temmuz, tek adam rejiminin önünü açan kırılmadır”

Temmuz 15, 2026
10 yıllık Saray rejiminin talan bilançosu:784 şirket kayyımla gasp edildi

10 yıllık Saray rejiminin talan bilançosu:784 şirket kayyımla gasp edildi

Temmuz 15, 2026
Dünya Kupası: İspanya, Fransa’yı 2-0 yenerek ilk finalist oldu

Dünya Kupası: İspanya, Fransa’yı 2-0 yenerek ilk finalist oldu

Temmuz 15, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM