• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Ya hep, ya hiç!…

Nisan 11, 2017
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

New Jersey’de bir bayram manzarası

İki Ulu Çınar!

ANALAR!

1943’te açılan Denizli Mahkemesine, Üstad Hazretleriyle beraber Gönenli Mehmed Efendi ve Şemseddin Yeşil Efendi gibi meşhur zatları da  celbetmişlerdi. Soyadı Öğütçü olan Gönenli Mehmed Efendi, Hafız, Alim ve gayret-i diniye sahibi mübarek bir zattı. Sultan Ahmed Camii Baş İmamı idi ama pek camide vaaz eder ve dersler verirdi… Bütün hayır işlerine koşar ve bilhassa Kur’an Kursu, İmam-Hatip ve İlahiyat talebelerine elinden gelen destek ve yardımları yapardı. 

Sultan Ahmed Camiine Baş İmam olunca, şuurlu bir mümin ve gayretli bir hocaefendi olduğu için hemen bir heyet kurup, çevrelerindeki fakir-fukara, öksüz-yetim, sakat-muhtaç kimler varsa onları tesbit edip imkân sahiplerinin, zekat, sadaka ve teberru gibi yardımlarını onlara yönlendirmeye başlıyor. 

Bir gün camiye yakın âmâ bir kişinin kapısını çalıyorlar. Âmâ zat, bunları içeri alıp buyur ediyor. Mehmed Hocamız şöyle söze başlıyor: “Ben bu Sultan Camiinin hocasıyım… Mahallemizde fakir-muhtaçları tesbit edip onlara yardım etmek istiyoruz…” Hemen âmâ zat, lâfı ağzından alıp “A başı kırılası, ayağı yarılası, kolu yamulası hoca!… Sen nasıl hocasın? Allah kulunun rızkına kefil değil mi? Sen kim oluyorsun da, bizim rızkımızı vermeye kalkışıyorsun?”  Ve bir sürü benzer sözlerle Gönenli Hocamızı yerden yere vurmuş. Hocamız da arkadaşlarıyla kalkıp gitmiş. Öbür gün Hocamız âmâ zatın kapısını tek başına tekrar çalmış… İçeriden “Kim o?” sesini duyunca Hocamız “Ben dün geleni başı kırılası, ayağı yarılası, kolu yamulası hocayım!..” diyerek yanına varmış. Âmâ zât “Geç bakalım şöyle!” deyip yanına oturtmuş. Sonra da “Bak, ben erkenden teheccüd namazına kalkarım. Namazı kıldıktan sonra sabah ezanlarını beklerim. Ezanlar okununca, sabah namazını eda ederim. Tesbihlerimi çektikten sonra dualarımı okur  ve güneşin doğup mekruh vaktin çıkmasına kadar durur ve hemen İşrak namazımı kılarım. Bu sırada seccademin sağ tarafına benim günlük istihkakımı bırakırlar. Bugün bana ‘Sol tarafına da dün gelen hoca için para bıraktık; gelince kendisine verirsin’ dediler. İşte al! Bu da senin istihkakın!” demiş. 

Hocamız, Üstad Hazretleriyle Denizli Hapsine girmiş. Beraattan sonra bir müddet Denizli’de kalmış… Camilerde vaaz  verip  Mevlid-i Şerif tilavet etmiş… Hapishane hatıralarından bahsederken diyor ki: “Hapishanede Üstad’ın yanına gidince, bana ‘Hoş geldin Muhammed Efendi, hoş geldin. Sen burada lâzımdın. Korkma! Korkma!’ dedi. ‘Korkum yok efendim’ dedim. Hapisaneye girenlere sorarlar mı bilmiyorum ama bana ‘Neresini istiyorsun?’ diye sordular. ‘İdamlıklar nerede ise, orasını’ diye cevap verdim. Katillerin arasında yaşadık. Üstad’la görüştük. Mahkemeye gidip geldik, beraber kelepçelendik. Bazen Üstad’ Kur’an okudum. İşte böyle, Elhamdülillah, tatlandık, lezzetlendik.”

“Üstad, Gençlik Rehberi dâvâsı için İstanbul’a gelmişti. Bayram günü, ‘Yâ Rabbi! Bu Zâtın bende hiç KISMETİ yok mu?’ diye düşünüyordum. Evime davet etmiştim, gelmedi. Devamlı olarak da tedbir düşüncesiyle Üstad bana ‘Söyleyin Hafız Mehmed’e… Sakın, sakın yanıma gelmesin’ diye haber gönderiyordu… Kapım çalındı. ‘Muhammed Kardaşım! Muhammed kardaşım!’ diye bir ses çağırıyordu. Kapıya çıktım. Baktım ki, Üstad!.. Boynuma sarıldı: ‘Sen Kur’an’a çok hizmet ediyorsun. Benim yanıma gelenleri çok tâciz ediyorlar. Onun için yanıma gelme, diye haber gönderdim. İstanbul’da kimsenin evine gitmemeye karar verdim. Ya hep, ya hiç diyorum. Herkesin evine gidemeyeceğime göre, hiç kimseye de gidemem. Bir Müslüman beldede bayram olsa, oranın din büyüğünü ziyaret etmek vaciptir. Madem ki, sen Hz. Kur’an’a hizmet ediyorsun, ben de seni bu beldenin Şeyhülislamı kabul ederek, kapına geldim. Al şu kabı da KISMETİMİ ver.’ dedi. Keramete bakınız, hani ben ‘Bu zâtın KISMETİ yok mu?’ demiştim ya. KISMETİNİ almaya gelmişti. Evde yumurta tatlısı vardı. Ondan verdim. Ona çok şey borçluyum. Cesaret ve kuvveti kendisinden aldım. Bizim eskiden edebiyat ve Arabiyat hocamız  İhsan Bey vardı. Ona, ‘Nasıl bir zâttır?’  diye Üstad’ı sormuştur. ‘Vallahi kardeşim, benim anlayabildiğim kadarıyla bu zât İbnü’l-Vahittir.’ demişti.”

Bu muhterem hocalarımızın hatıralarında bizler için dersler ve ibretler var. Bizler de bunlardan KISMETİMİZİ  almaya bakalım. Kıssa, hisse içindir…
PAYLAŞTweetPAYLAŞPAYLAŞSendPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Demirtaş; Mutluluk, barış, birlikte yaşam için ‘HAYIR’ deyin

SONRAKİ HABER

ERDOĞAN, İDDİANAMEYE CEVAP VERİYOR: ZAMAN, EN ZOR ZAMANLARDA DOĞRUYU SÖYLEDİ, TÜM YAZARLARINI SELAMLIYORUM

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

İki Ulu Çınar!

Mayıs 17, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

ANALAR!

Mayıs 11, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Şaban’a yaptığın yassah Recep, yassah!

Mayıs 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bir asırlık kin: Hüseyini’lerin yaşı büyütüldü idama, Yusufların ismi küçültüldü mezara!

Nisan 22, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Nedim Şener vakası!

Nisan 15, 2026
  • All
  • Manşet
28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor
Manşet

28 kişilik koğuşta 68 kişi kalıyor: Tutuklular dolapların üstünde ve yerde yatıyor

by adminzaman
Mayıs 30, 2026
0

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Şaban Yasak kararıyla Türkiye’yi, mahpusun uzun süre yerde yatmak zorunda kalması nedeniyle mahkum etmişti. Cezaevlerindeki...

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan barış ve adalet çağrısı

Mayıs 30, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Gençler Avustralya’da Türkçe için yarıştı: AUF’un, Münazara ve Hitabet yarışında büyük heyecan

Mayıs 30, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

New Jersey’de bir bayram manzarası

Mayıs 29, 2026
Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Tanrıkulu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki: Yaşananlar akıl tutulmasıdır

Mayıs 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM