• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Gülşenimize atılan zehirli dikenler

Ekim 15, 2016
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hocaefendi ile bir hatıra: Kemanın sesi

‘Suç’ unsurları raflarda duruyor!

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

İbrahim Gülşenî; Hazretleri, âlim, fâzıl, mürşid bir büyüğümüzdür. Bu güzel huylu zarif tabiatlı şeyh efendi pek çok insanın İslam’a girmesine vesile olmuş örnek şahsiyetlerdendir.

Yavuz Sultan Selim ve Kanunî; devrinin büyük devlet adamları tarafından sevgi ve saygı görmüştür. Pek çok devlet adamına nasihat etmiş, ikaz ve irşadda bulunmuştur… Ama bu mübarek zatı siz eğer oryantalistlerin adamı Latî;fî;’den dinleyecek olursanız, günahkar, menfaatperest birisi olarak; onun dervişlerinin de dinsiz, bohem, haramları mubah gören menfaatperestler olarak bulursunuz.

Bu Lâtî;fî;, Fehmî; isimli bir şair vasıtasıyla Osmanlı toplumuna ahlaksız bir komutan tipini eklemek ister. Hedefinde “ardına çil çil kabbeler serpen ordu”yu zan altında bırakmak vardır.

Bütün bunlardan kesinlikle oryantalist geleneğin ürettiği ve İslam coğrafyasında yaygınlaştırmaya çalıştığı bir yorum ve görüş fark edilmektedir. Bu, oryantalist araştırmacılara ve kendi tarihine ve öz kültürüne yabancılaşmış nesillere kaynak, referans ve malzeme sunma gayretinin bir sonucudur. Millî; ahlâkından uzaklaştırılmış bir Türk, Türk-İslâm büyüklerine yöneltilen iftiralara rahatlıkla inanabilir. Bu tür eserlerin Türk halkına 1940’lı yıllardan sonra sunulması, sebepsiz değildir.

“Tarihin Savunusu Ya Da Tarihçilik Mesleği” yazarı, March Bloch, “Aldatmayı fark etmek hiç de yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda bunun sebeplerini de keşfetmek gerekmektedir. Bir yalan, yalan olarak kendi tarzında bir tanıklık olmaktadır.” demektedir.

Bütün Avrupa’nın Osmanlı Türklerini soykırımcı ve zalim olarak göstermesine, bunu sahte vesikalarla isbatlamaya çalışmasına karşı, bizim tarihi ve gerçekleri ortaya koyup asırlarca Osmanlı hâkimiyeti altında yaşayan her milletin kendi dilini ve benliğini korumasını delil göstermemiz lazım. Oryantalistlerin uydurdukları belgelere karşı da dış ve iç tenkitte uzmanlarımızı yetiştirmemiz gerekir. 20. yüzyılda gerçi Ömer Ferit Kam, Zeki Velidi Togan, Fuat Köprülü ve Ali Nihat Tarlan gibi araştırmacılarımız tarafından bir kaynak tenkidi başlatılmıştır ama yeterli olamamıştır.

Zeki Velidi Togan’ın verdiği şu bilgiler çok önemlidir: “1941’de Konya’da eski Osmanlı tarihine ait bazı eserler meydana çıkarılmıştır. Bunlardan birisi Arapça, diğerleri Farsçadır. Arapçası Tezkiretü’l-İber adında olup Aksaraylı birisi tarafından güya 756 (1355)’de yani Orhan Gazi zamanında yazılmış imiş. Bu eserlerin sahteliği, bunları meydana çıkaran şahsın daha evvel yapılmış sahte eserlerle ilgisi görünmesinden, gerek Arapça, gerekse Farsçasının gayet bozuk olmasından, yani sahtekâr zâtın her iki dili de az bildiği halde kendisini bu dillerle yazmak yolunda zorladığı görülmesinden ve yazıların birbirine benzemeyişinden anlaşılıyor. Fakat mühim olan cihet Türkiye’de ancak 20. yüzyılda Avrupalı âlimlerin tetkikat ile âşinalık peyda edildikten sonra malûm olan şeylerin Aksaraylı âlime daha Osman Gazi zamanında malûm olmuş gibi gösterilmiş olmasıdır. Burada müellif (yazar) Anadolu’daki Hititlerden bahsettiği gibi, ancak Orhon kitabelerinin keşfinden sonra meşhur olan Orhon nehri bile vardır. Bununla beraber bu Tezkiratü’l-İber’de eski Osmanlı zamanına ait Konya civarında yaşayan birisi tarafından uydurulması mümkün olmayan bazı teferruat vardır. Bunlardan anlaşılıyor ki, sahtekâr müellifin eline böyle bir eser geçmiş, o da bunu genişleterek Hitit ve sâir kavimlere ait muasır (günümüze ait) malûmatı da ilave ederek esere fazla kıymet vermek istemiştir.” (Togan 1985:82)

Netice itibarıyla, Prof. Dr. Menderes Coşkun Bey’in dediği gibi, İslam ve Türk büyüklerini bohem, zâlim, ahlaksız ve riyâkâr kimseler olarak gösteren tarihî; ve ebedî; kaynaklar, önce sahihlik, sonra eğer sahih ise güvenilirlik bakımından sorgulanmalıdır. Atalarımıza hakaret eden eserlerdeki çelişkili bilgileri şerh etmekten, yanlışı ve ahlâksızlığı hoş görmekten, iftirayı tevil etmekten vazgeçmeliyiz. Bu konuda büyük cetlerimize karşı sorumlu bir tavır takınarak Batılı ilim adamlarının 1880’li yıllarda uygulamaya başladıkları KAYNAKLARIN İÇ VE DIŞ TENKİDİ metodlarını, üslûbdan hareketle yazar tesbiti yöntemlerini öğrenmeli ve problemli gördüğümüz kaynaklara tatbik etmeliyiz…

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Beklentisizlik

SONRAKİ HABER

Halbuki seciyemize işlemişti

BENZER HABERLER

Sırlı zarf!
Manşet

Hocaefendi ile bir hatıra: Kemanın sesi

Ağustos 24, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Suç’ unsurları raflarda duruyor!

Ağustos 20, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Evet, ben bir Süleymanlıyım!

Ağustos 18, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

Darbeci Erdoğan!

Ağustos 16, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

REŞHA

Ağustos 16, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Süleymanlılar’ operasyonu: Ben bu filmi gördüm!

Ağustos 14, 2026
  • All
  • Manşet
AİHM: Öğretmenlerin Moldova’dan MİT tarafından kaçırılması hukuksuz ve keyfi
Manşet

Gergerlioğlu’ndan “kayıp ve zorla kaybetme” raporu: KHK’lılardan öğrencilere 73 vaka

by adminzaman
Ağustos 26, 2026
0

DEM Parti Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye’de 7 Haziran 2015’ten bu yana yaşandığı ileri sürülen...

CENGİZ ÇANDAR’DAN AKP İKTİDARINA: ZALİM VE AKIL ALMAZ DERECEDE YALANCI OLABİLECEKLERİNİ FARK EDEMEDİM!

Cengiz Çandar’dan Saray’ın Danışmanı Uçum’a Kavala tepkisi: AHİM kararına uymak ve uygulamak zorundasınız

Ağustos 26, 2026
ABS’den nüfus sayımı çağrısı: “Formları doldurmak için hâlâ zaman var”

ABS’den nüfus sayımı çağrısı: “Formları doldurmak için hâlâ zaman var”

Ağustos 26, 2026
İstatistik Bürosu: Avustralya’da enflasyon ve ücret artışı eşitlendi

Enflasyon geriledi ama tehlike geçmedi: Faiz artışı yeniden masada

Ağustos 26, 2026
BM’den, Avustralya’daki göçmenler için transfer çağrısı

Avustralya göçte frene basıyor: Başbakan Albanese’nin hedefi iki yılda 225 bin

Ağustos 26, 2026
Şam’daki görüşmelerin detayları: Kürt tarafının kabul edilen talepleri neler?

Şam’daki görüşmelerin detayları: Kürt tarafının kabul edilen talepleri neler?

Ağustos 26, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM