• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Halbuki seciyemize işlemişti

Ekim 15, 2016
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Kavmini küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler!

Bir önceki yazımda bahsettiğim içimizi acıtan tarihi iftiralar üzerinde yine Prof. Dr. Menderes Coşkun Beyin tebliğ ve araştırmalarına dayanarak durmaya çalışacağım:

Bazı Batılı yazarlar ve oryantalistler, İslam’la, Osmanlı haremiyle ilgili eserler yazmış uydurma hikayeler ortaya koymuş, hayali resimler çizdirmiş, minyatür ve tablolar yaptırmışlar. Ayrıca şiirler, anekdotlar ve hikâyelerle Osmanlı toplumunun kadılarını rüşvetçi, şiirlerini hırsız, sultanlarını câhil ve zâlim, din adamlarını ve sûfilerini de ahlâksız ve riyâkâr göstermeye çalışmışlardır.

Justin Mc Carthy’nin tespit ettiği gibi Hindistan’daki ve dünyanın diğer yerlerindeki Müslümanların Osmanlı’ya olan sevgisini ve bağlılığını yok edip koparmak için İngilizler, Wellington Evi’nde makaleler ve eserler üretmişlerdir. Masa başında tarihî;leştirilen bu yazı ve belgeler konusunda, Toyubee Lewis Namier, J. W. Morley, Edwyn Bevin gibi ünlü kişiler, kendilerine ulaşan uydurma bilgilerin, inanılır hâle sokulmasında danışmanlık görevi yapmışlardır. Yine Mc Carthy’ye göre: “Bu büroda çalışanlar muhtemelen yaptıkları işten sürekli utanç duymaktaydılar ve bu yüzden Birinci Dünya Savaşı biter bitmez derhal propaganda ofisinin bütün kayıtlarını imha ettiler.”

Yayınlar devletin de desteğiyle basılmış ve dağıtılmıştır. Wellington Evi’nin 1915’te yayımladığı bir raporda “17 ayrı dilde” yazılmış “2,5 milyon nüsha kitap, broşür ve diğer yazılı propaganda malzemesi listelenmiştir. Bir yıl sonraki raporda verilen rakam, 7 milyondur. Bunlardan verilmek istenen ana fikir şu idi: “Türkler yönettikleri bütün ülkeleri harabeye çeviren câhil yöneticilerdir. Türkler Hıristiyanlara karşı insanlık dışı zulümlerin suçlularıdırlar; bu suçlar kitle katliamları ve korkunç cinsel suçları da kapsamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki halk kitleleri kurtuluş için İngilizleri beklemektedir.” (Mc Carthy 2002: 472) Böylece muhtemelen Hıristiyanlar ve diğerleri, Türklere karşı yapılması planlanan savaşa hazırlanmıştır. Birkaç yıl sonra dünyanın dört bir tarafından toplanan insanlar, zâlim ve ahlaksız olarak tanıdıkları Türkleri yok etmek için Çanakkale’ye geleceklerdir.

Ali Himmet Berkî;, değerli âlim Fatih Gökmen’den şu hatırayı naklediyor:

Birinci Dünya Savaşı’ndan evvel, Bâb-ı Âlî; Hukuk Müşaviri bulunan Kont Ostrolog, Kandilli’de komşumdu. İyi görüşürdük. Bir gün Kont dedi ki: “İngilizlerin, Kutü’l-Amare yenilgisini takip eden günlerde Londra’da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam sebebiyle bu mecliste ben de bulundum. Konuşma esnasında, meclise başkanlık eden Loyd George’a Savaş Bakanı tarafından birkaç telgraf sunuldu. Başbakan Loyd George telgrafları okuduktan sonra, şöyle dedi: ‘Efendiler, ben bir şeyi anlamıyorum: Bizim medenî; milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımızın şu telgrafı, esir olan generallerimizden kendisine gelen mektuplardan söze ediyor ve bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatını fevkalade temin ediyorlarmış. İşte bu davranışlarının sebebini bir türlü anlayamıyorum.’ Bunun üzerine Savaş Bakanı dedi ki: Ben de çok merak ettim. Çünkü, şöyle bir hâdise yaşandı: Bir müddet evvel Çanakkale’de, bir çarpışma sırasında esir verdiğimiz iki subay ve beş-altı yaralı askerimiz Türkler tarafından tedavi edilir. Bu tedavinin yapıldığı yere yakın bir koğuşta da, yaraları iyileşmeye yüz tutmuş Almanlar vardır. Bu Alman askerler, tedavi edilenlerin İngiliz olduğunu anlar anlamaz, hemen saldırırlar. Türk doktorlar ve yardımcıları, bunları durduramaz. Ancak bu durumu gören Türk yaralıları, Almanların üzerine yürüyüp onları durdurmuşlar, alıp koğuşlarına götürmüşler. Biz Türklerin can evini yakmak ve yıkmak isterken, onların gösterdiği insanlığa hayret ettim.’ Bunun üzerine; “Bu meseleyi Kont halleder” denilince dedim ki: ‘Bizim savaş hukukumuz yokken ve daha yeni geliştirmeye ve yerleştirmeye çalışırken onların vardı. Çünkü Müslümanlık 13 asır evvel, bu hakkı çok yüksek bir şekilde kanunlaştırdı. Türkler, bin seneden beri, bu dinî; kanunun hükümleriyle seciyeleşmişlerdir.’ dedim.”

Evet bütün sinsi ihanet ve iftiralara karşı gerçek budur…

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Gülşenimize atılan zehirli dikenler

SONRAKİ HABER

Valilerle temsil edilen iftarlarımız

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

Eylül 17, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

İki darağacı, iki tarih: Ömer Muhtar, Menderes ve gölgedeki demokrasi!

Eylül 16, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Kavmini küçümsedi, onlar da ona itaat ettiler!

Eylül 15, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

“Cihan”ın sırtından attığı Üsküdar’daki yağmacı!

Eylül 12, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

‘Işık evler’ mi, ‘ışık insanlar’ mı?

Eylül 11, 2026
Sınırsız kontenjan
Manşet

Kendi kendiyle yarışma nasıl olur?

Eylül 11, 2026
  • All
  • Manşet
Dış Haberler

ABD, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a yine vize vermedi

by adminzaman
Eylül 17, 2026
0

ABD, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a bir kez daha vize vermedi.Abbas’ın yanısıra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için ABD’ye seyahat...

Kozinoğlu soruşturması: Hasan Atilla Uğur, koğuş arkadaşı ve 2 eski savcı hakkında gözaltı

Kozinoğlu soruşturması: Hasan Atilla Uğur, koğuş arkadaşı ve 2 eski savcı hakkında gözaltı

Eylül 17, 2026
Avustralya nüfusu 26,3 milyona yükseldi: Bir önceki döneme göre 496.800 kişi arttı

Nüfus bir yılda 392 bin 700 arttı: Avustralya’nın nüfusu 27,9 milyona çıktı, göç geriliyor

Eylül 17, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Avustralya göçü durdurmuyor: Sıkı vizeyle geçiş koridorlarını daraltıyor

Eylül 17, 2026
Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Avustralya göçte frene basıyor: Bakan Burke, yeni göç ve vize sistemini açıkladı

Eylül 17, 2026
Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Harbiyeli ‘Hürriyet Anne’nin 10 yıllık yürek yakan feryadı: “Çocuğum içeride, ben dışarıda yaşlandım”

Eylül 17, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM