• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home RÖPORTAJ

Önyargılar ve provokasyonlar, Aleviler ve Sünniler arasında derin yaralar açtı

Ocak 1, 2015
in RÖPORTAJ
1
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

Gazeteci-yazar Erkam Tufan Aytav’ın Alevi-Sünni evliliklerini irdelediği röportajları, ‘Sevdim Seni Bir Kere’ isimli bir kitapta toplandı. Aytav, ‘Aslında yok birbirimizden farkımız’ söyleminin bir yaraya merhem olmadığını düşünüyor. Gerçeklerle yüzleşip önyargılardan kurtulmak gerektiğinin önemine dikkat çekiyor. Yazarın bugünlerde yüreğini ağzına getiren soru ise bir hayli çetrefilli: ‘Kızını Alevi bir gence verir misin?’

Neden Alevi ve Sünni evlilikleri ile ilgili bir kitap yazma ihtiyacı hissettiniz?

Evlilikler üzerinden Alevi-Sünni ilişkisine kendi boy aynamızdan bakmayı amaçladım. Bir araya gelemeyen toplumun çocukları nasıl bir araya geliyor, tanışma anından evlenmeye kadarki süreçte neler yaşıyorlar, bunları iki toplumun arasındaki ilişkiler bağlamında işlemeye çalıştım.

Alevilik ve Sünnilik söz konusu olduğunda hep, “Aslında yok birbirimizden farkımız” gibi söylemler kullanılıyor. Kitap ise iki mezhebin nasıl da birbirine karşı önyargılar beslediğini gözler önüne seriyor. Bu çelişkiyi nasıl okuyorsunuz?

Gerçekle yüzleşmek istemiyoruz. ‘Aslında yok birbirimizden farkımız’ söylemini bir kenara bırakıp ötekileştirilmişlerle olan ilişkilerde farklı olabileceğimizi ortaya koyabiliriz. Ama bu, ayrı gayrı olacağımız anlamına gelmiyor. Farklı kimliklerle birlikte yaşayabilmeyi konuşursak daha hızlı yol kat edeceğimizi düşünüyorum. İki toplum arasında önyargılar var. Özellikle Sünni kesimde çok daha fazla önyargı var.

Neye göre böyle bir tespitte bulunuyorsunuz?

Mesela Aleviler, namus meselesinde çok hassastırlar. Hatta Sünnilerden daha hassastırlar diyebilirim. Böylesine hassas bir toplum için Sünniler arasında ‘mum söndü’ gibi bir yalan, bir iftira yayılabiliyor. Önemli olan, iki toplumun kaynaşabilmesi, ilişki içine girebilmesi, birbirlerinin kültürlerini tanıması. Bu olmayınca önyargıların üzerine provokasyonlar eklendi, derin yaralar oluştu. Evlilikler bu anlamda çok önemli.

Türkiye’de bu tip evliliklerin son yıllarda arttığına dair somut veriler var mı elinizde?

Böyle bir veri yok elimde. Daha önce sadece bir doktora tezi yazılmış bu konuyla ilgili. Kitap olarak da bu ilk. Bu evlilikler, şehirleşmeyle başlayan bir mesele. Gittikçe de artacağını düşünüyorum. Çünkü şehirde mezhepler zamanla aşınıyor. Bu süreç içerisinde gençler birbirleriyle daha rahat diyalog kurabiliyorlar. Özellikle Aleviler kırsaldan şehre inançlarını taşımakta zorlandılar çünkü dede ihtiyaçları var, cemevi ihtiyaçları var. Dolayısıyla Alevi gençler bir dedenin rahle-i tedrisatından geçemedi. Bunun getirdiği bir savrulmuşluk söz konusu oldu. Marksist örgütler bu gençlere kucak açtı. Bu aşınmayla birlikte gençler Aleviliği, sadece boyunlarına taktıkları bir Zülfikar kolyesine indirgediler.

Alevi-Sünni evlilikleri Türkiye için neden önemli?

İki tarafa savrulmuş iki toplum var. Arada kalın bir duvar var. Bu iki toplum birbirine uzaktan bakıyor. Aralarında çok sağlıklı bir ilişki yok. Kerbela’ya uzanan tarihsel bir tortu var. İşte böyle bir ortamda bir araya gelemeyen iki toplumun çocuklarının birbirini tanıması, sevmesi ve evlenmesi durumunda ötekini anlamak adına önemli bir sürecin başlangıcı olacağını düşünüyorum.

Yaptığınız röportajlar, sizin Alevilere karşı bakış açınızı nasıl değiştirdi?

Benim de önyargılarım vardı. Ben bazı şeyleri yanlış bildiğimi anladım.

Neydi bu yanlış bildikleriniz?

Samimi olarak ifade edeyim. Sünni kesimde çok yaygın bir kanaat vardır. ‘Aleviler gusül abdesti almaz’ derler. Koskoca bir yalan bu. Ben bu süreç içerisinde korka korka insanlara bunu sordum. Özür dileyerek sordum.

Kızınız var mı?

Var.

Kızınız ileride, “Baba, ben Alevi birine âşık oldum ve evlenmek istiyorum” derse tepkiniz nasıl olur?

Çok zor bir soru sordunuz. Son günlerde en çok korktuğum soru bu. “Ben buna hazır mıyım?” diye kendimi irdeliyorum. Bu işin kitabını da yazsam önyargıların etkisinde kalabiliyorum. Bu soruyu sorarsınız diye de korkuyordum zaten. ‘Bir gün bana böyle bir şeyle gelirse ne derim?’ Öncelikle kızımın tercihine dikkat etmem gerekir. Ama bu konuda Sünni bir baba olarak kızımın uyuşabileceği kültürel bir yakınlık var mı ona bakarım. Biliyorsunuz Alevilik, günümüzde farklı farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla Sünni babaların da aklı karışıyor. Türkiye’de Allah, Muhammed ve Ali diyen ve çoğunluğu temsil eden Alevilerle bir problemim olmaz diye düşünüyorum. Tabi alevi ailenin önyargılarını da hesaba katmak gerekiyor. Bunları ifade etmemle birlikte aslında ruhlarımız hâlâ birbirine yakın değil. İnsan dile getiriyor ama günlük yaşamda uygulaması farklı bir şeydir.

Bu konuda samimi olmadığınızı mı düşünüyorsunuz?

Ruhen hazır olmadığımı düşünüyorum çünkü ben de Türk eğitim sisteminin bir ürünüyüm. Ben de burada şartlanmışlıkların bir ürünüyüm, benim de kafamdaki tortuları atmam kolay olmuyor. Aklınızla bir şeyleri kabul etseniz de ruhunuza ve kalbinize bunu aksettirmeniz bir sürecin sonucu.

Dediklerinize bakılırsa böyle bir evliliğe sıcak bakmıyorsunuz bir baba olarak…

Evet. Neden derseniz kitabın sonunda da yazdım. Bir kalemde ne evet ne de hayır diyemem. Bu bir risk en nihayetinde. Herkes karışıyor evlilik sürecinde. Sonrasında bir kavga esnasında önyargılar hortlayabiliyor. Bilinçaltı ortaya çıkabiliyor. Bizim neslimizin bu konuyu tamamen içselleştirebilmiş olmasını biraz zor görüyorum.

Neden sadece medya dünyası ağırlıklı Alevi-Sünni evlilikleri yapan insanlarla görüştünüz?

İnsanların bir kısmı özellerini açmak istemiyor. Böyle olunca ısrar edemiyorsunuz. Zor bir ikna süreci oldu.

Kaç kişiye teklif götürdünüz röportajlar için?

Yaklaşık 30’a yakın kişi ile temasa geçtim ama sadece 5 tanesi kabul etti. Ben olumsuz örnekler üzerinden gitmek istemedim. Pozitif bir sonuç ortaya çıksın istedim. Başarabilmişler üzerinden gitmek istedim.

Görüşmek istemeyenler kimdi?

Bu konuda isim veremem.

Türkiye’de Alevilik hâlâ bir fişleme unsuru olduğu için kabul etmemiş olabilirler mi?

Tabii. Türkiye’de bu, büyük bir problem. Şehre göç eden Aleviler şehre ve kamusal alana kimliklerini taşıyamadılar. Kendilerini gizlemek zorunda kaldılar. Aleviler şehir ortamında sadece kendilerinin gizlenmediğini de gördü. Ermeniler, Rumlar, tarikatçılar ve cemaatçiler de kendilerini gizliyor. Sistem bizi tek tipleştirmeye çalışıyor, sizi maskeyle sokağa çıkmaya zorluyor, Sünniler de dindarlığıyla ötekileştiriliyor mesela.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

M.Ali Karamemiş: Kendi sektörümüzde Victoria’da birinci, Avustralya’da ise; üçüncü sıradayız.

SONRAKİ HABER

Aydın German: 30 dolarlık maaş artış isteğimin geri çevirmesi, beni kendi işimin patronu yaptı

BENZER HABERLER

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”
Manşet

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”

Haziran 21, 2026
Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”
Manşet

Yürek yakan hikâyesini anlatan KHK’lı öğretmen: “Eyüp, Yunus ve Yusuf Peygamberin kıssasındaki çileleri birebir yaşadım”

Haziran 11, 2026
KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler
Manşet

KHK’lı Hasan Aksoy, Ege’de yarım kalan hayatını ilk kez anlattı: 3 yaşındaki oğluma terörist dediler, cenaze aracı vermediler

Haziran 9, 2026
Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”
Manşet

Gökhan Açıkkollu ile aynı nezarethanede kalan Av. Biçer: “İşkencecileri nerede görsem yüzlerinden tanırım”

Mayıs 30, 2026
Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü
Manşet

Üniversitesi KHK ile gasp edildi: Münih Üniversitesi Profesörü Zekeriya Aktürk, öfkeyi umuda, umudu başarıya dönüştürdü

Mayıs 5, 2026
Pervin Buldan’dan gündemi sarsacak tarihi açıklamalar: Devlet, İmralı notlarını Kandil’e götürmemizi istedi
Manşet

Buldan: Öcalan CHP’ye yapılanlardan rahatsız, Erdoğan’a söylüyoruz cevap vermiyor

Nisan 13, 2026
  • All
  • Manşet
10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”
Manşet

10 yıldır tutuklu olan KHK’lı Subay’ın gözü yaşlı annesi:“Gaziden hain olmaz, biz anneler ağladıkça Türkiye ağlar”

by adminzaman
Haziran 21, 2026
0

  KHK TV’den Av. Hatice Yıldız’a konuşan mağduru asker annesi Kafiye Aytar, Şırnak’ta teröristlerle girdiği çatışmada iki parmağını kaybederek gazi...

Terörün vurduğu Bondi’den AİHM’e çağrı: Sydney’den Strazburg’a uzanan pedallar adalet için döndü

Terörün vurduğu Bondi’den AİHM’e çağrı: Sydney’den Strazburg’a uzanan pedallar adalet için döndü

Haziran 21, 2026
Dünya Kupası’nın 1000. maçında Japonya, Tunus’u 4 golle geçti

Dünya Kupası’nın 1000. maçında Japonya, Tunus’u 4 golle geçti

Haziran 21, 2026
İran’dan 12 milyon dolarlık uyuşturucu Sydney’e sokmaya çalışan çifte hapis

İran’dan 12 milyon dolarlık uyuşturucu Sydney’e sokmaya çalışan çifte hapis

Haziran 21, 2026

AİHM, Tekin İpek kararını önümüzdeki hafta açıklayacak

Haziran 21, 2026
Hollanda’daki mülteciler yürüdü: “36 aydır  çocuklarımızı telefonda görebiliyoruz

Hollanda’daki mülteciler yürüdü: “36 aydır çocuklarımızı telefonda görebiliyoruz

Haziran 21, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM